ODTÜ AAT Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
26 Ekim 2014 01:01:57

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Ara:     Gelişmiş Arama
10250 Mesaj 810 Konu Gönderen: 749 Üye
Son üye: Mustafa26
* Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt
+  ODTÜ AAT Forum
|-+  Gökbilim
| |-+  Gökbilim Sorularınız-Gökbilim Eğitimi-Gökbilim Kaynakları
| | |-+  MEVSİMLERİN OLUŞUMU
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 3 [4] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: MEVSİMLERİN OLUŞUMU  (Okunma Sayısı 32195 defa)
sedat
Sedat CANLI
Yönetici
Forum Üyesi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 242



« Yanıtla #60 : 29 Mart 2012 23:24:59 »

Sayın Mehmet Rende,
Öncelikle bu iletiyi yazıp yazmama konusunda uzunca bir süre düşündüm ve yazmaya karar verdim zira yazacağım şeyler sizi rahatsız edebilir ama asla sizi rencide etme niyetinde değilim sadece düşüncelerinizin pozitif bilimden ne kadar uzakta olduğunu ve tüm iyi niyetinize rağmen paylaştığınız bilgilerin bazılarının bilimsel içeriğe sahip olmasına rağmen, vardığınız sonuçların ve yaptığınız yorumların hiç bir bilimsel doğruluğa sahip olmadığını üzgünlükle görmekteyim.

Bilim, bilgi birikimidir. Sizden önce yoğurulan ve oluşturulan ve itibar gören bilgileri alırsınız, ve ona yeni bilgiler ekleyip diğer bilim insanlarının onayına sunarsınız. Sizin bilgileriniz de itibar görürse bilim yapmış olursunuz ve sizden sonraki insanlara bilgi aktarım zincirinde katkıda bulunmuş olursunuz. Bu yüzden bilim evrenseldir. İnsanlık içindir. Irk din kavramları bilim için bir kriter değildir. Yani Türklük ya da islam adına bilim yapılmaz, insanlık adına yapılır. Sizinle aynı ırktan ya da aynı dinden bir bilim adamının önemli keşiflerde bulunması sizin için gurur kaynağı olabilir ama bu asla gurur kaynağı olmaktan öteye geçmemelidir.

Bahsetmiş olduğunuz temel astronomik haraketler ve pozisyonlar (Dünya'nın güneş etrafındaki hareketi eksen eğikliği, topaç hareketi, Ay'ın hareketleri ekseni, vs), bundan yüzyıllar öncesinde hesaplanmış ve şu an için hiç bir astronom tarafından şüphe duyulmayacak kesinlikte olan bilimsel verilerdir. Bu verilerin doğruluğundan o kadar eminiz ki size şu benzetmeyle açıklayabilirim. Bir tıp doktoruna gidip şimdiye kadar hiç tanımlanmamış olan insan vücudundaki 'gubidik' isimli bir organı keşfettiğinizi söylüyorsunuz. Sizi hiç bir tıp doktoru ciddiye almayacaktır zira şu an tıp bilimi ' kanserli hücrelerin nanoteknoloji kullanarak spesifik olarak kanserli bölgeye ilaç taşıma yöntemi tedavisi' gibi çok daha ileri seviyede olabilecek konularla ilgilenmektedir. Astronomi bilimi de aynen bu noktadadır ve maalesef anlattıklarınızın hiçbirisi hiç bir astronom ya da astrofizikçi tarafından dikkate alınmayacak seviyededir.
Sizi yazdıklarıma hayal kırıklığına uğratmış olabilirim ama tekrar edeyim asla rencide etmek niyetinde değilim. Eğer öyleyse şimdiden özür dilerim, sadece bilimsellikten ve bilimsel birikimden ne kadar uzakta olduığunuzu söylemek istedim.
Logged
mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #61 : 30 Mart 2012 00:37:54 »

arkadaşlar, bu son 1.5 derecelik değeri nereden çıkardınız bilmiyorum ama dünyada böyle biliyor ise onlar da sizde yine yanlışsınız,,,

aslında burada benim konum biraz dağılmış oluyor,
burada önemli olan ayın eğiminin büyüklüğü değil, gerek 1.5 derece veya gerekse 6.5 derece fark etmez,
benim önemsediğim ayın bu eğimini dünyanın hem sağında hemde solunda koruması, yani sağ tarafta ayın eğimi (mesela 1.5 derece) güney kutbu daha yakın iken, sol tarafta da yine 1.5 derecelik açı ile güney kutup dünyaya daha yakındır,,,
işte bu halde bile ayın ekseni kabaca (1.5 + 1.5 =) 3 derecelik bir yay açısı ile V çizmektedir . . .

yanlışlığınıza gelince, (((((bu yanlışlıkları gördükçe sevinmelimiyim yoksa üzülmelimiyim bilemiyorum,,,
böyle basit yanlışlıklar karşıma geldikçe benim yorumlarımın doğruluğu ve haklılığım daha çok ortaya çıkıyor,,,
fakat,,,
böyle basit hatalar ile dünyada bilim yapılıyor ve buna inanılıyor,
oysa ben doğruyu göstersem bile bana inanmanız . . .
(bilmiyorum ne demeliyim . . .)

evet yaptığınız yanlışa gelince,

1- ay ın yörüngesi dünya etrafındadır,
dünyanın güneş etrafındaki yörüngesini baz alarak yukarıdaki
- - - Ayın kendi dönüş ekseninin kendi yörüngesine eğikliği   6.68 - 5.15 = 1.53 derecedir. - - -
yorumunu yapıp, matematiksel işlemini yapamazsınız, yanlış olur . . .

2- ay ın dünya etrafındaki yörüngesinin çizildiği bütün şekiller yanlış çizilmiştir,
şekillerde ay ın kuzey kutbu dünyaya daha yakın olarak gösterilmektedir
(bu da sizin hemen yukarıdaki matematiksel yanlışlığı yapmanıza sebep olmaktadır),
(bu yanlış şekilleri, konumun dağılmasına mahal vermemek için itiraz etmeden, ben de kullandım),
halbuki,
gerek siz ay ı teleskoplarınız ile izler iken veya herhangi bir ay resminde sizin, bizim ve herkesin gördüğü ve görebileceği ay ın güney kutbudur,,,
bu da şu anlama gelmektedir
(kusuruma bakmayın bu yorumu yapmak zorundayım)
AY IN GÜNEY YARIM KÜRESİ DÜNYA YA DAHA YAKINDIR . . .

3- diyelim ki, yukarıdaki matematiksel ifadeyi kullanmak istiyorsunuz,
peki yapalım,
doğruluğu hemen yukarıda (2-) şıkkında gördük, bunun anlamı,,,
Ayın kendi dönüş ekseninin kendi yörüngesine eğikliği   6.68 + 5.15 = 11.83 derecedir,
olur ve dünyanın sağ ve solundaki değerleri toplayarak;
ayın ekseni kabaca (11.83 + 11.83 =) 23.66 derecelik bir yay açısı ile V çizmektedir, olur . . .

iyi çalışmalar diliyorum . . .
Logged
mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #62 : 30 Mart 2012 02:10:51 »

Sedat Bey,
 yorumunuzu, ben son yazımı yazar iken yolladığınız için zamanında farkedemedim,,,
ben, kendim haklı ve doğru olduğumu bildiğim için, inanın ki hiç gocunmadım,,,
vakit harcayıp Bir Teorisi sayfamı incelediğiniz için de, ayrıca teşekkür ediyorum . . .

bilimin içinde bulunduğu durumu, içler acısı olduğunu zaman ile sizde göreceksiniz . . .

bilgimin eksik olduğunu kabul ediyorum, bilim sınırsızdır,,,
benim bildiklerim ve yorumlarım, ders kitaplarından ve netten elime ulaşanlardır
ve ben bunlara, aklıma uymayanlara, kendim anlayabileceğim bir şekilde yorumlar getirir ve kullanırım,,,
asla ve asla bulduğum bilgiyi direkt olarak doğrudur diye kabul etmem,
acaba der şüphelenirim,,,
 
bu benim için gerek bilim ve gerek ise din için öyledir . . .

bilimsel birikimden çok çok uzakta olan ben,
inşaAllah, ilk başta,
şu "bilim olan elimiz"in bir parmağını, gözünüz ile görebileceğiniz bir deney ile kökünden kesmeye aday olduğumu belirtmek isterim,
hafife alınmayacak bir branş, TERMODİNAMİK, ilk başta o 'sizlere ömür' olacak,,,

derken,
konuyu daha fazla dağıtmamak amacı ile,
sizlere de soruyorum,
lütfen, madem bilim herşeyi net olarak açıklayabiliyor,
 fiziksel olarak,
sade bir vatandaşın anlıyabileceği bir sadelikte,
burada cevap vermeye çalıştığım (ve bence de cevabını verdiğim) soruyu cevaplayınız,,,

uzayda,
aynı,
minik bir sistem içerisinde,
aynı fizik kurallarının geçerli olduğu güneş sistemimizin içerisinde,
dünya yörüngesinde neden // 
ve
ay yörüngesinde neden V davranmaktadır
 (ve diler iseniz, yukarıda sorduğum diğer sorular). . .

yorumlarımın ve bilgilerimin bilimsellikten ve bilimsel birikimden çok uzakta olduğunu iddia ettiğiniz için,
 lütfen engin bilimsel bilgileriniz ile beni bilgilendiriniz,
şimdiden teşekkür ediyorum . . .

30 Mart 02.03
Logged
Nükleer Kedi
Full Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2256



WWW
« Yanıtla #63 : 01 Nisan 2012 15:29:31 »

Daha öteye gidilmesinden bir sonuç çıkacağını sanmıyorum. Gazali'ye atfedilen sözün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha hissettim:

"Cahille tartışmayın ben hiç yenemedim"

Logged

mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #64 : 01 Nisan 2012 18:29:57 »

doğru söze ne denir, Allah kabul etsin,,,

yine de teşekkürler Nükleer Kedi Bey . . .
Logged
sedat
Sedat CANLI
Yönetici
Forum Üyesi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 242



« Yanıtla #65 : 03 Nisan 2012 00:19:18 »

Hem
bilgimin eksik olduğunu kabul ediyorum, bilim sınırsızdır,,,
benim bildiklerim ve yorumlarım, ders kitaplarından ve netten elime ulaşanlardır
ve ben bunlara, aklıma uymayanlara, kendim anlayabileceğim bir şekilde yorumlar getirir ve kullanırım,,,
hem de

ben, kendim haklı ve doğru olduğumu bildiğim için, inanın ki hiç gocunmadım,,,

diyorsunuz.
İyi niyetinizle bilim yapmaya çalışıyorunuz ama maalesef yönteminiz bilimsel değildir. Daha önce de bahsettiğim gibi öncelikle daha önce bilim adamları ne demişler nasıl açıklamışlar net olarak algılamanız gerekir ve daha sonra üstünde konuşma hakkınız doğar. Başkalarının daha önce ne dediğini tam olarak algılamadan kendi söylediklerinizden 'emin' olmanız bilimsellikten çok uzaktır. Sadece kendinizi kandırırsınız. ve be belki bilimin ne olduğunu bilmeyenleri.. Size olayın bilimsel yönünü tabi ki anlatmak isterim ancak öncelikle sizin bilimin ne olduğunu nasıl algıladığınızdan emin olmam gerekir. yoksa nükleer kedinin dediği gibi boşuna tartışmış oluruz. Ben size tabi ki körü körüne bunu böyle kabul edin demiyorum. Bilimde bu asla yoktur. Benim size değim şu: Bilim adamları düşünmüşler taşınmışlar ve sonuçta bunu böyle kabul etmişler.. Siz de olayı onların gözünden bakıp algılamanız ve öncelikle 'algılamanız' daha sonra üstünde düşünmeye başlamanız. algılamadan düşünmeniz ve yorum yapmanız ve kendinizden 'emin' olmanız bilim adına asla kabul edilemezdir.
Logged
mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #66 : 27 Nisan 2012 00:08:05 »

1 Teorisi 20d1 - Dünya_Ay
 
anlatım tarzım, benim gibi sizinde hoşunuza gitmeyebilir, ben bir fizikçiyim (veya öyle olduğumu sanıyorum). yanlış gördüğüm bazı fiziksel olayların doğrularını verebilmek için nett ten araştırıyor ve bilgileri düzenleyerek aktarmaya çalışıyorum,,, burada biraz bilgi kirliliği ile beraber foto ve animasyon kirliliği de var, hoşunuza gidebileceğini umarak onlarıda veriyorum . . .
 
1) Ay Evrimi !    http://www.facebook.com/photo.php?v=277975372278683
 
Bir Teorisine göre, ay ın çekirdeği yoktur ve kendi ekseni etrafıda dönmemektedir, daha doğrusu kendi ekseni etrafında dönmediği için çekirdeği yoktur. . .
 
zamanlardan bir zaman, toprak elementlerinden oluşmuş ay, uzayda başı boş gezerken,,,
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298234873584594&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 1
 
ağır metal elementlerinden oluşmuş asteroidlerin - meteorların bombardımanına uğramıştır,,,
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298234896917925&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 2
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298234916917923&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 3
 
zaman ile bu asteroid - meteor bombalamaları sürmüştür,,,
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298234933584588&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 4
 
zaman ile bu patlamaların etkileri azalmaya, ay soğumaya başlamış,,, 
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298234956917919&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 5
 
çeşitli zamanlarda bombardıman devam etmiştir,,,
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298234976917917&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 6
 
veee günümüzde ay,,, 
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298234993584582&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 7
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235010251247&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 8
 
2) Rotating Moon Animation   http://www.solarviews.com/raw/moon/vmoon1.mpg
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235043584577&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 9
 
3) Earth and Lunar Orbits    (dünya ve ay yörüngeleri)
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/earth_and_lunar_orbits.swf
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/earth_and_lunar_orbits.htm
 
4) Eclipses Twice a Month   (yıllık güneş-dünya-ay hareketi)
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/eclipses_twice_a_month.swf
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/eclipses_twice_a_month.htm
 
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235053584576&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 10
 
5) (ay evreleri) http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/phase.gif
 
6) Cause of Lunar Phases  (ay her zaman bize aynı yüz ile bakar)
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/cause_of_lunar_phases.swf
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/cause_of_lunar_phases.htm
 
7) Cause of Eclipses Tool  (güneş ve ay tutulumu oluşumu- -basit)
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/cause_of_eclipses_tool.swf
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/cause_of_eclipses_tool.htm
 
Karizmatik Cause of Eclipses Anim.   (güneş ve ay tutulumu oluşumu)
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/cause_of_eclipses_anim.swf
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/cause_of_eclipses_anim.htm
 
9) Eclipse and Moon Phase Simulation (tutulmalar ve ay evreli simulasyon)
http://www.forgefx.com/casestudies/prenticehall/ph/eclipse/eclipses.htm
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235070251241&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 11
 
10) Must See NASA Lunar Animasyon -  http://bigthink.com/ideas/amazing-video-the-lunar-year-2012
 
11) ScienceCasts: Super Moon -   http://www.youtube.com/watch?v=r1yalg_Apdw
 
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235113584570&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 12
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235150251233&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 13
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235176917897&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 14
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235206917894&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 15
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235226917892&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 16
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235243584557&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 17
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235273584554&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 18
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235303584551&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 19
 
12) Ay’ın Görünen ve Görünmeyen Yüzlerindeki Kütle Çekimi Farklılığı
http://gokbilgi.blogspot.com/2009/02/ay-yuzeyinin-yercekimi-daglm-haritas.html
 
13) Moon Topography Animation    http://www.solarviews.com/raw/moon/vmoon3.mpg
 
14) Galileo Moon Encounter    http://www.solarviews.com/raw/moon/vmoongal.mov
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235326917882&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 20
 
ayrıca,   http://forum.donanimhaber.com/m_3644369/tm.htm  adresinden aşağıdaki alıntıyı yapıyorum. . .
- - - / / /   Ayın kütlesi eşit dagılmamıstır. Ayı iki parcaya bölün. Bize dönük olan parcanın tam ortasında 60km kalınlıgında agırbir kütle bulunur. Eger ayın bütün kütlesi homojen dagılsaydı farklı farklı yüzlerini görebilecektik ama bir yüzü diger yüzüne göre daha agır oldugu için dünyanın cekimi homojen olmayan ay üzerinde su anda olan etkiyi yapıyor. Aslında tamamen hacı yatmaz mantıgı. Ağır olan taraf yercekimine dönük kalmak istiyor.
Kaynak : Solarviews.com   / / / - - -
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235346917880&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 21
 
15) eclipse_seasons.swf (güneş ve ay tutulmalarının oluşabilme nedeni)
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/eclipse_seasons.swf
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/eclipse_seasons.htm
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235380251210&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 22
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235416917873&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 23
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235433584538&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 24
 
Güneş tutulmaları nasıl meydana gelir?
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235456917869&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 25
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235483584533&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 26
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235513584530&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 27
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235553584526&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 28
 
16) evolution_of_partial_solar.swf   (parçalı güneş tutulması)
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/evolution_of_partial_solar.swf
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/evolution_of_partial_solar.htm
 
17) What Will Tou See?   http://www.astro.umass.edu/~orchardhill/lunar_eclipse.htm
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235610251187&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 29
 
Saros Döngüsü
 
18) http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/moonorbit.gif
 
19) http://www.orbitsimulator.com/gravity/saros.GIF
 
20) http://www.orbitsimulator.com/gravity/articles/saros.html
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235650251183&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 30
 
21) flux_of_light_vs_latitude .swf    (latitude-enlem)(flux-akı yoğunluğu)
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/flux_of_light_vs_latitude.swf
 
22) why_does_flux_sunlight_vary.swf (güneşışığı akı yoğunluğunun değişkenliği)
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/why_does_flux_sunlight_vary.swf
http://boojum.as.arizona.edu/~jill/NS102_2006/Lectures/Lecture3/why_does_flux_sunlight_vary.htm


...
Logged
mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #67 : 27 Nisan 2012 00:09:21 »

1 Teorisi 20d2 - Dünya_Ay
 
ilk önce ay'ın dünya etrafındaki hareketlerinin nasıl oluştuğunu fiziksel olarak görelim, tabii yine manyetik etkileşim ile . . .
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235683584513&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 31 Dünya ve Ay
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235710251177&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 32a Güneş ve Dünyanın yıllık konumu
 
not1 :
 
izleyebildiğim animasyon veya kliplerde;
çekim yapılan yerin kuzey veya güney yarım küredemi
ve görüntüsü verilen ayın o anki konumunun ekliptik altı veya üstü olduğunu bilemediğimden,
çizdiğim şekillerde ay yörüngesinin presesyon hareketinin yönü - ciheti yanlış olabilir,,,
en uygun olanını, aklıma yatanını çizmeye çalıştım . . .
 
not2 :
 
dünyanın yıllık hareketini anlatırken, presesyonun oluşumunu anlatmış ve anlatımlarımda eksiklik olduğunu belirtmiştim (nutasyon); burada ihtiyaç gördüğüm için çok kısa olarak nutasyonun oluşumunu ve aya etkilerini anlatacağım . . .
 
Şekil 20d 32a dan,
a- ① ve ③ konumlarında (doğu ve batı olsun), nasıl ki güneş ile manyetik etkileşim sonucu dünyanın A dereceleri (yaklaşık) E ve E' değerini alabiliyor ise,,,
b1- ② ve ④ konumlarında da (kuzey ve güney olsun), yine manyetik etkileşme sonucu A dereceleri (yaklaşık) 0 (sıfır) değerini alabilmektedir,,,
b2- iken, dünyanın bu konumunda fazladan bir hareket, bir eğim (B açısı) daha vardır
b2a- nasıl ki ①, ②, ③ ve ④ konumlarında manyetik etkileşim sonucu dünya ekseni doğu ve/veya batıya hareket ederek E ve E' ve 0 değerini alabiliyor ise,,,
b2b- ②ve ④ konumlarında yine manyetik etkileşim sonucu dünya ekseni kuzey ve/veya güneye hareket ederek B açısını almakta ve nutasyon hareketini oluşturmaktadır, bunu (Şekil 20d 32a) da resme sağdan bakarak daha kolay görebiliriz (Şekil 20d 32b) . . .
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235730251175&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 32b
 
dünyanın ① ve  ③ konumlarında ay yörüngesinin doğu ve batı kısımları aşağı ve yukarı oynayarak ekliptik altı ve üstü değerlerine geçer iken,,,
(Şekil 20d 32b) istinaden, ②ve ④ konumlarında da ay yörüngesinin kuzey ve güney kısımları aşağı yukarı oynayarak ekliptik altı ve üstü değerlerine geçer . . .
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235756917839&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 33
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235790251169&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 33a
 
Şekil 20d 33a da,
⑴ de, diyelim zamanlardan bir zaman, ay ilk defa bu konumda dünya ile etkileşime girdi,,,
ihtiyaç duyduğu salınımları yaparak ve dünya yörüngesine, ekliptiğe 5 derecelik bir açı (c) ile yörüngeye girmiş ve manyetik etkileşimden dolayı 6.5 derecelik (b) bir eksen eğikliği almıştır,,,
 
⑵, ⑶, ⑷ te,
a) nasıl ki güneşin eksen eğikliğinden dolayı dünyanın eksen eğikliği ve yörüngesi değişmektedir, aynı biçimde ayın da eksen eğikliği ve yörüngesi, hareketi esnasında dünyanın durumuna göre değişmektedir ve a, b, c gibi çeşitli değerler alabilmektedir,,,
b) ay, dünya gibi kendi ekseni etrafında dönmediğinden (buna itiraz var ise) veya, ay kendi ekseni etrafındaki turunu 1 ay gibi çok uzun bir sürede tamamladığından; dünya ile ayın manyetik etkileşimlerinin uygun olabilmesi ve ayın (manyetik etkileşim sonucu) yörüngesinde kalabilmesi için ay ın yörüngesi ve konumu ekliptik altı-hüzası-üstü durumlarında olmaktadır,,,
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235810251167&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 33b
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235843584497&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 33c
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235873584494&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 33d
 
şimdi bu son 4 şekli tek bir şekilde birleştirelim ve renklendirelim,,,
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235896917825&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 34
kıyaslama yapabilmek için (Şekil 20d 29) u bir kez daha yapıştırıyorum, bilimin iddia ettiği ile benim iddiamı kıyaslayın . . .
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235610251187&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
(Şekil 20d 29)
 
http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235650251183&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
(Şekil 20d 30)
 
ay yörüngesinin presesyon hareketinden dolayı oluşan "saros döngüsü"nün nasıl oluştuğunu fiziksel olarak görmüş olduk . . .
 
ay, dünya etrafında yörüngesinde dönmektedir,
dünya, güneş etrafında yörüngesinde dönmektedir,
keza güneş te, içinde bulunduğu küme gurubunun merkezi etrafında yörüngesinde dönmektedir,,,
bu üçü, dönüş merkezleri ile yaptıkları manyetik etkileşim sonucu eksen eğiklikleri ve yörünge eğiklikleri değişmektedir,,,
 
işte bu sebep ile her sene ay ve güneş tutulmaları değişik noktalarda olur . . .
(Şekil 20d 35) te 2001 - 2010 yılları arasındaki ay ve güneş tutulmalarının yerleri görülmektedir . . .
 
 http://www.facebook.com/photo.php?fbid=298235940251154&set=a.298234813584600.69598.122424841165599&type=3&theater
Şekil 20d 35 2001-2010 Dünemi Ay-Güneş Tutulmaları

...
Logged
mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #68 : 27 Nisan 2012 00:10:47 »

1 Teorisi 20d3 - Dünya_Ay - Sonuç
 
 
S O N U Ç
 
Yazılarımı okuyanların çoğunun, bir arkadaşımın, aşağıda, yaptığı yorumdaki gibi düşündüğünü tahmin edebiliyorum . . .
- - - / / / Ben açıklamalarınız biraz fazla cüretkâr olduğunu düşünüyorum. Yazınızın bilimsel yaklaşımdan biraz uzak olduğunu, ve konu hakkında yeterince alt yapıya sahip olmadan yazıldığını düşünüyorum. Söylediklerinizin bilimsel anlamda bir kuram (teori) olabilmesi için öncelikle bir varsayım (hipotez)dan yola gidilmesi daha sonra da gözlem ve deneylerle desteklenmesi gerekmektedir. / / / - - -
cüretkarlığımı ve bilgimin yetersizliğini (bilim sonsuzdur) geçiyorum, bunlar basit şeyler,,,
 
benim varsayımım (hipotezim, kuramım veya teorim (artık hangisini kabul eder iseniz)), Allah ın izni ile, BirTeorisi dir,,,
 
Birbirlerini takip eden Bir Parçacıkları birleşebilerek birlikte hareket ederler, buna Bir Teorisi denir . . .
 
lafı fazla uzatmayacağım,,,
bilim, işini yapmaya çalışırken ne gibi safhalardan geçiyor bilmiyorum (merak ta etmiyorum) ama, ben burada bilimin içinde bulunduğu (görebildiğim) yanlışlıkları açığa çıkararak doğru cevaplarını vermeye çalışıyorum,,,
tarzım, doğrudur veya yanlıştır, hoşunuza gitmeyebilir ama elimden gelen bu . . .
 
Yukarıda tanımını verdiğim , bilimin daha doğrusu evrenin, Büyük Patlamadan önceki halinden günümüze gelişi ve en sonunda nasıl bir hal alacağına dair bilgiler verebilmektedir,,,
fizik biliminin şu anda içinde bulunduğu yanlışlıkları düzeltmesinden ayrı, cevap veremediği sorulara cevap verebilmektedir, eğer okumuş iseniz şimdiye kadar ki yazmış olduğum yazılarda bunları görebilecelsiniz,,,
çok basit bir şekilde ve gözünüzün önünde hayal edebileceğiniz bir şekilde olayların oluşumunu vermeye çalışıyorum, Allah ın izni ile . . .
 
sırada, yine bilimin cevap veremediği bir konu var, yerçekimi,,, yine Bir Teorisi getirilerine göre manyetik etkileşimler ile yerçekimi veya gravitasyon denilen olgunun nasıl oluştuğunu çok basit bir çekilde anlatacağım, "yine bilimsellikten uzak" diyeceksiniz, benim için sorun yok, hiçbir atmasyona girmeden, fiziksel olaylar ile yerçekiminin ne olduğunu veya ne olmadığını öğreneceksiniz,,, ilkokul çocuğunu bilemem ama ortaokul öğrencisinin (yüzde 100) anlıyabileceğinden eminim . . .
 
yazıp, anlatacak çok şey var ama, bu kadar ile yetinir iken,,,
aşağıda, değer verdiğiniz, çıkardıkları kuralları gözü kapalı kabullendiğiniz bilimadamlarının bir yanlışını veren bir yazı ile son veriyorum,,,
zamanın uzayıp kısalması ile ilgili, diler iseniz adrese gidin okuyun, diler iseniz buradan okuyun . . .
iyi çalışmalar, iyi günler diliyorum . . .
 
mehmet rende
27 Nisan 2012
 
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1 Teorisi 15 - Gaz ve Fiziğe Hodri Meydan
http://www.facebook.com/note.php?note_id=133341093407307
 
15 Gaz ve Fiziğe Hodri Meydan
 
        lütfen, yazdıklarımı, anlamasanız bile paylaşın,
paylaşın ki bu bilgiler gerekli yerlere ulaşabilsin ve gereği yapılabilsin . . .
 
        geçenlerde, facebook ta aşağıdaki yorumları okudum . . .
 
        1- Her şeyi bilme şeklindeki bu kendini beğenmiş küstahlığın temeli hiçbir zaman hiçbir şeyi anlamamış olmaktan başka birşey değildir. Bir kerecik bile olsa, tek bir şeyi tam olarak anlama deneyimi olan ve bilginin nasıl elde edildiğini gerçekten duyumsamış olan bir kimse, kendisinin hiç anlamadığı, sonsuz sayıda başka hakikatlerinde var olduğunu fark eder.
        2 - Uygulamaya elvermeyen teori anlamsız, teoriye dayanmayan uygulama ise kısırdır.
        bu yorumlar herhangi bir kişiye atıfta bulunularak yazılmamıştı ama ben kendime diye algıladım ve şimdi bu yazıyı yazıyorum . . . bu şahsa teşekkür ediyorum, ben kendisinin adını burada kullanmadım ama diler ise kendisi, sayfamda yazının altına, yorumda adını verebilir,,, bir kez daha kendisine teşekkür ederim . . .
 
        yazımdan anlaşılabileceği gibi bu yorum bana Gaz verdi ve Fiziğe Hodri Meydan okumaya karar verdim . . .
nasıl mı,,, buyrun . . .
şu anda, dünya üzerinde yaşayan hiç kimse,
hiçbir bilim adamı, hiçbir fizikçi, hiçbir öğretmen,
hiçbir öğrenci fizik biliminden hiçbir şey anlamamaktadır . . .
bizim bilim adamlarımızın çoğu, zaman dolsun / geçsin,
torba dolsun / maaşımı alayım da gerisi beni ilgilendirmez misali,,,
bir azı da bilim için bilim yuvasındadırlar ama
mıh / akıl ları kilitlenmişçesine, atalarımdan gördüğümü uygularım, der misali gibi
kafalarını fazla yormamakta
ve eskilere, bilimin temeline doğru hiçbir yorum yapmamakta
ve fikir üretmemekte, acaba dememektedirler,,,
yanlış olarak,
çürük temellere dayandırılarak kurulmuş
bilim binasının üzerine kendileride bir şeyler katmak için uğraş vermektedirler . . .
 
        nasıl mı yukarıdaki kanıya vardım, anlatayım . . .
fizik biliminde en büyüklerden biri olarak kabul edilen Albert Einstein in bir sahtekar,
bir dalevereci olduğunu söyleyerek, başlayayım . . .
--- ama o Einstein --- mı diyorsunuz, nobel ödülü almış birisine bu sözü nasıl mı söylerim . . .
onun teorilerinden birisini burada çürütürsem,,,
fizikten, sizlerin de hiçbir şey anlamadığınızı kabul edecekmisiniz . . .
--- zamanın mutlak olmadığı ve yavaşladığı / hızlandığı --- teorisini burada çürüteceğim . . .
 
        önce bu teori hakkında bilimsel olan biraz bilgi vereyim
(yazı kirliliği olmaması için internet adreslerini vereceğim),
sonrada teoriyi çürüteyim. . .
 
        a- Zamanda Görelilik Farklı Yöntemle Test Edildi          http://www.astronomidiyari.com/?p=2746
(yazıda ufak ayrıntılarda minik yanlışlıklar var ama verdiği bilgi için buraya taşıyorum,,,
sayfa sahibi inşaAllah yanlışlığı düzeltir . . .
sayfa sonunda benim iki yorumumu bulacaksınız, tabii ki silinmemiş ise . . .)
 
        b- 39 Görelilik (Relativity) (sf 31 ve 32)  http://www.fizikciyiz.com/dosya/21/bolum-39-gorelilik-relativity
(bu pdf yi bu adreste açamaz iseniz, yandaki adresi deneyiniz,,,
https://docs.google.com/viewera=v&pid=explorer&chrome=true&srcid=0ByBpq4cnVy2xYzIzNDIxNGYtNDJkZS00NTMxLTk5OTYtZDcwODUzYTcwYzQ5&hl=tr)
 
        şimdide, benden, biraz bilgi hatırlatması yapayım . . .
1* - bildiğiniz gibi, yüksek basınç ta yüksek enerji, alçak basınç ta düşük enerji vardır . . .
2* - yine, bildiğiniz gibi, yeryüzünde hissettiğimiz yerçekimi etkisi, yukarılara çıkıldıkça azalır . . .
3* - yeryüzünde, vucudumuzda hissettiğimiz basınç, yukarılara çıktıkça azalır . . .
4* - uzayda bile, her ne kadar biz 0 (sıfır) desek bile basınç vardır,
olmasa idi madde olamazdı ve atomlar parçacıklarına ayrılırdı . . .
5* - dünya üzerinde manyetik alan yönü,
kuzey yarım kürede batıdan doğuya doğru,
güney yarım kürede doğudan batıya doğrudur,,,
zamanında Barış Manço, ekvator üzerine giderek bir deney ile bizlere bunu göstermiş ve kanıtlamıştı . . .
 
        şimdi gelelim çürütmeye . . .
verdiğim internet adreslerindeki konuları okuduğunuzu varsayarak . . .
 
        a* - yeryüzü seviyesindeki herhangi bir atomun elektronu,
diyelim,
gördüğü basınçtan dolayı,
çekirdekten (A) birim uzaklıkta ve çekirdek etrefında saniyede  (B) tur dönmektedir.
bu atomu herhangi bir şey ile, zarar vermeden, 33 cm yüksekliğe çıkardığımızı farz edelim . . .
yeni konumunda atom yeryüzünden uzaklaştığı için,
daha az yerçekiminden etkilenecek ve daha az basınç görecektir,,,
dolayısı ile görülen etki sonucu elektron, çekirdekten uzaklaşacak ve ,
mesela, (A + 1) birim konumuna gelmesi sonucu,
elektronun izlediği yörünge büyüyeceğinden,
çekirdek etrafında saniyede (B - 1) tur dönmeye başlayacaktır . . .
 
        şimdiiiii, bizim çok zeki bilimadamlarımız ne yapıyorlardı,,,
çok hassas dijital saatler ile zamanı ölçüyorlar ve zamanın yavaşlayıp kısaldığını iddia ediyorlardı . . .
bu dijital saatler zamanı nasıl ölçmektedirler . . .
zamanı ölçmede kullandıkları saatin içindeki atomların elektronlarının,
çekirdek etrafındaki dönüş sayılarını sayarak zamanı ölçüyorlardı . . .
yeryüzü seviyesinde (B) tur dönen elektronları sayan çok hassas bir saat bir (C) zamanı ölçtü ise,,,
yeryüzünden 33 santim yukarıda,,,
doğal olarak,,,
elektronlar çekirdek etrafında (B - 1) tur döneceklerinden,
aynı özellikteki bir başka saat de bu yükseklikte (C - 1) zamanını ölçecektir . . .
 
eeeee,
ne oldu şimdi,
saatlerin biri (C) zamanını ölçer iken,
bir diğeri aynı yerde ve sadece 33 cm yukarıda aynı olayı (C - 1) zamanda ölçtü diye zaman yavaşlamış  mı oldu . . .
bırakın efendim bırakın bu saçmalıkları,,,
bunun zaman ile hiçbir ilgisi yok . . .
olay sadece basıncın atomlar üzerindeki etkisini ölçmekten başka bir şey değildir,,,
zaman ile alakası yoktur . . .
 
        b* - şimdi diğer deneyi ele alalım . . .
aynı özellikte olan iki çok hassas saatin biri yerde, diğeri yukarıda uçakta gezmede . . .
burada yükseklikten dolayı olacak olan zaman farklılıklari ile ilgili değiliz,
bunu az önce çözdüm,,,
konumuz ve sorunumuz uçağın sağa ve sola gitmesi ile zamanda kayıp veya kazanç olması. . .
 
        dünyanın magnetik alanı ile ilgili yukarıda bahis vermiştim,,,
elimizdeki hassas saatlerin elektronları çekirdek etrafında ve
havada bulunulan konumda uçağın burnuna yani ön kısmına,
uçağın hareket ettiği yöne doğru dönüyor olsunlar . . .
uçak kuzey yarım kürede deney yapıyor olsun,,,
şimdiiiii,,,
 
        b*1 - uçak havada batıdan doğuya doğru yol alıyor ise,,,
saatin elektronları ve dünya magnetik alanı da aynı yönde döndüklerinden,,,
magnetik alan, saatin elektronlarına bir yavaşlama etkisi verecektir,
dolayısı ile elektron (A) konumundan (A + 1) konumuna gelecek,
saniyedeki dönüş sayısı (B) turdan (B - 1) tura düşecek
ve ölçülen zaman (C) den (C - 1) zamana denk gelecektir . . .
yani, bizim çok akıllı bilim adamlarımıza göre,
zaman (ekstradan / fazladan) yavaşlamış olacaktır . . .
 
        b*2 - uçak havada doğudan batıya doğru yol alıyor ise,,,
saatin elektronları ve dünya magnetik alanı zıt yönde döndüklerinden,,,
magnetik alan, saatin elektronlarına bir hızlanma etkisi verecektir,
dolayısı ile elektron (A) konumundan (A - 1) konumuna gelecek,
saniyedeki dönüş sayısı (B) turdan (B + 1) tura çıkacak
ve ölçülen zaman da (C) den (C + 1) zamana denk gelecektir . . .
yani, yine bizim çok akıllı bilim adamlarımıza göre,
zaman (ekstradan / fazladan) hızlanmış olacaktır . . .
 
        ya,
burada yapılan deneylerin ve ölçülen değerlerin,
zamanın yavaşlaması ve hızlanması ile nasıl bir ilişkisi olabilir,,,
bırakın efendim bırakın bu saçmalıkları,,,
bunun zaman ile hiçbir ilgisi yok . . .
olay sadece basıncın ve magnetik alanın atomlar üzerindeki etkisini ölçmekten başka bir şey değildir,,,
zaman ile alakası yoktur . . .
 
        doğrumuyum,,,
doğruyum . . .
belki anlatımımda ve yorumlamalarımda bir eksiklik bir yanlışlık olabilir
ama bilimsel olarak izah ettiğim şeyler tamamen doğru . . .
sayın bay Albert Einstein in teorisi buraya kadar,
dünya bu saçmalığı 100 küsür yıldır kabul ediyor,,,
demek ki bilim adına hiçbir şeyden anladıkları yok şu bilimadamlarının,,,
daha ne diyeyim ki . . .
 
hiç bir şey demeyeceğim,,,
eğer Bir Teorisi ni okumuş iseniz,
bilimin temelinin bir yanlışlıklar, saçmalıklar yumağı içinde yüzdüğünü görmüşsünüzdür . . .
 
Bir Teorisi ni güncellemeye devam edeceğim, Allah ın izni ile . . .
 
mehmet rende
28.05.2011
 . . .
Logged
mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #69 : 30 Nisan 2012 04:24:49 »

burada, 1 Teorisi 20d  başlıklı yazıma gelen yorumları ve cevaplarımı aktarıyorum . . .
(sizlerden herhangi bir yorum yok mu . . .)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Zübeyde Karaman . . . Bu benim çok ilgimi çekti ama anlayamadığım şeyler var. Tekrar okuyup soru sormak istiyorum. Olur mu?
yaklaşık bir saat önce · Beğenmekten Vazgeç ·  1

Bir Teorisi . . . Lütfen . . .
44 dakika önce · Beğen

Zübeyde Karaman . . . Burada anladığım şu. Manyetik alandan uzaklaştıkça basınçtan etkilenen atomların işleyişini zaman uzuyor ya da kısalıyor diye öğretiyorlar. Doğru mu anlamışım?

Peki o zaman şu yorumu yapabilir miyiz?

Zaman, evrenin her yerinde etkilendiği basınçtan dolayı aynı işlemiyor? Ki bilim adamları dediğimiz doğru diye iddia ederlerse bu benim dediğime de onay vermek zorundalar ki, buna onay vereceklerini sanmıyorum.
40 dakika önce · Beğenmekten Vazgeç ·  1

Bir Teorisi . . .    ‎1- doğru anlamışsınız,,,
2- mükemmelsiniz, nasıl desem bilmiyorum ki, harika bir düşünme tarzınız var,,, inanın bu yorum benim aklıma gelmedi,,, bilim adamları tabii ki buna onay veremezler, çünkü bilim anında çöker . . .

teşekkür ediyorum . . .
33 dakika önce · Beğen ·  1

Zübeyde Karaman . . .  Valla sosyal dokular üzerine doğru düşündüğümü biliyordum ama fizik üzerine doğru düşüneceğim benim bile aklıma gelmezdi. Gülümseme Esas bana bu fırsatı verdiğiniz için ben size teşekkür ediyorum. Lütfen benimle irtibatı kesmeyin, her yeni yazınızı duvarıma atarsanız çok ama çok sevinirim.

Başka düşüncelere ihtiyacınız olursa konularınız ile ilgili, ben burada olacağım ömrüm elverdikçe.

Selamlar...
29 dakika önce · Beğenmekten Vazgeç ·  1
Logged
umutcan
Topluluk Üyesi
Forum Üyesi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #70 : 01 Mayıs 2012 09:31:06 »

Nükleer Kedinin Gazaliye atfedilen sözü belirtmesinden sonra ben işin fiziksel boyutlarına girmeden kısa bir şeylerden bahsetmek istiyorum. Bir kere bu ne kibirdir anlamış değilim Einstein'a sahtekar deniyor, Dünya üzerinde yaşayan hiç kimsenin fizikten anlamadığı belirtiliyor, bilimin çökeceğinden falan bahsediliyor, bilim saçmalıklarla dolu deniyor vs vs. İnsan bir şeyler paylaşırken 2 dk oturur düşünür yahu hiç kimse fizikten anlamıyor dediğinize göre en başta siz anlayabilmiş değilsiniz ki şimdi ben size soruyorum ''ANLAMADIĞINIZ BİR ŞEYİN NEYİNİ ÇÜRÜTECEKSİNİZ?'' Özellikle bilimsel bir teoriyi çürütmek için ilk önce çürütecek olduğunuz teoriyi çok iyi bilmeniz gerekir. Bugün kullandığınız GPS sistemleri, sahtekar olduğunu düşündüğünüz (ki bu kanıya varmanıza neden neyse artık) Einstein'ın çürütmeye çalıştığınız teorileri sayesinde çalışabiliyor. Bende Konfiçyüs ün bir sözüyle noktalayacağım yazımı ''Kibirli insanın ne kadar çok nitelikleri olursa olsun, dikkate alınmaya değmez''. 
Logged
mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #71 : 02 Mayıs 2012 00:21:56 »

e güzel kardeşim,"dikkate alınmaya değmez'' diyorsunuz da, bu ODTÜ AAT Forum sitesinde MEVSİMLERİN OLUŞUMU konusunu neden hergün ortalama 25 - 30 kişi takip ediyor . . .? ("şeceresini mi tuttun" diyeceksiniz, cevabım "evet"tir)

kabul edip onaylamasanız bile takip edin ki halihazırdaki fizik biliminin temeline bomba nasıl konuyor görün (gerçi hem yanlışı hem de çözümü veriyorum ya, neyse) öğrenin, bu sözlerim zorunuza gitmesin, eğer olur ise takibi bırakırsanız, üzülürüm,,,

vazgeçmemeniz için sıradaki (basit) konuyu vereyim; YERÇEKİMİ

kendimce, daha iyi anlayabilmeniz ve akılda sorularınız kalmaması için basitçe Bir Teorisini (Allah ın izni ile) tekrar edeceğim ve yerçekiminin bildiğiniz şey olmadığını, ne olduğunu basitçe anlatacağım, tabii yine manyetizma ile, (biraz zaman),,,

okuyunca, yüzyıllardır bilinip te tanımı, nasıl oluştuğu hakkında bir yorum yapılamamış (bilimin zamanımızda ki tanımını kabul etmiyorum, çünkü yanlış) yerçekiminin tanımının bu kadar kolay olduğuna sizde şaşıracaksınız . . .

daha sonraki konu da; ELEKTRİK ve türevleri, nasıl oluşuyor . . .

Bir Teorisini, mantığa ve "etki ve sebepler ile oluşacak olaylardan tepki ve sonuçların alınacağı mutlak uzay" fikrine dayalı olarak geliştiriyorum (Allah ın izni ile). . .

şimdi umutcan  kardeşimin yaptığı yorum için vakit harcıyorum . . .

bu yazımı daha önceleri yazmış olduğum yazılardan ve netten çeşitli yerlerden derleme yaparak hazırlıyorum, " ( ( ( ... ) ) ) " gibi üç parantez içindeki yazılar şimdiki yorumlarımdır . . .

bilimin nasıl yapıldığını ve bilimin bizlerden ne istediğini ve şu anki durumunu anlatıyorum, yazdıklarımı "cımbızla seçtiğimi" kabul ediyor inşaAllah sıkılmadan okursunuz diyorum . . .
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Doğa denen zırva'da gezintiye hoş geldiniz. (bu niteleme Feynman'ın) 
----------------------------------------------------
( ( ( fıkra ile başlıyayım . . . ) ) )
Nasrettin Hoca eşeğini yitirmiş. Çarşı pazar dolaşırken "Benim eşeği bulana, yularıyla, semeriyle birlikte bağışlayacağım" diye yeminler edermiş. Birileri yolunu kesmiş:" Hoca! Yuları, semeriyle birlikte bağışlayacak olduktan sonra eşek bulunmuş bulunmamış, sana ne yararı olur?" diye sormuşlar.
Hoca gülümsemiş: "Bulmanın tadını unutmayın!"
Büyük Democritos da "Pers kralı olmaktansa bir doğa yasası bulmayı yeğlerim" demişti. Bunu da unutmayın!
----------------------------------------------------
ilk önce yaptığım bu işin neden ve nereden kaynaklandığını, kısaca anlatmak istiyorum:

ben Fizik Mühendisiyim, 1982 girişliyim ve diplomamı 7 senede aldım. Öğrencilik yıllarımda da Einstein’in teorem ve buluşlarından haz etmiyordum.

geçen yıl bugünlerde  ( ( ( 2009 ) ) )  internette sörf yaparken, Fizik Bilim adamlarının, doğa kanunlarının işleyişinde “Allah’ın zar attığı” söylemi, hele hele “gözü kapalı oynadığı” söylemlerini görmem üzerine: Önce Allah için sonra kendim ve insanoğlu için şu yanlış yolda giden bilimi bir doğru yola sokma zorunluluğu hissetim kendimde, ve gerek internette ve gerekse benim eski ders kitaplarımda araştırmalara başladım.

benim yaptığım, Allah’ın izni ile, içinde yaşadığım evreni ve bildiğim fiziği, bence ihtiyaç olduğunu hissettiğim yer ve konularda, birbiri ile yoğurarak yanlış olan bilgileri düzeltmek ve eksikleri açığa çıkarmaktır. Yani şu anda doğada ve uzayda gördüklerimi (elime ulaşan bilgileri) kendimce yorumlayarak doğruyu bulmaktır.

yukarıda da değindiğim gibi, internette elime ulaşan bilgileri yorumluyorum. Elime ulaşan bilgilerin doğruluğunu bilemiyorum veya bilgileri tam olarak almamış olabilirim, eksik kalmış olabilir. Bu nedenle sizlerinde benim yapacağım yorumlarıma etki, yardım ve katkılarınızı bekliyorum.

Bir Teorisi, Sizler için, ilk başta duyacaklarınız için yeterli ve akıllıca gelmeyebilir veya benim fazla yükseklerde gezindiğimi düşünebilirsiniz. Ben bu işi Allah’ın izni ile Allah için yapıyorum, hiçbir maddi beklentim yoktur. Siz beni dinlemeye başlarken “ya doğruysa, hele bir dinleyelim bakalım” diye düşünmenizi istiyor ve yardımlarınızı bekliyorum.

anlatımlarımda cümle düşüklüğü ve tekrar olabilir, bunun için şimdiden özür diliyorum.

bir atasözü: “Zorunluluklar Dehalar Yaratır.”
----------------------------------------------------
 “Dünya; kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir.” Albert Einstein

“Hayal bilimden daha önemlidir, çünkü bilim sınırlıdır.” Albert Einstein

"Sadece iki şey sonsuzdur, evren ve insan ahmaklığı, ilkinden o kadar da emin değilim." Albert Einstein

( ( ( Feynman ın aşağıda söyleyeceği gibi, Einstein in fikirlerini sorgulamadan ve yargılamadan kabullenen tüm Bilim Adamlarına gereken yorumu yukarıda Einstein bizzat kendisi yapmış... ) ) )

( ( ( Einstein e sahtekar dememin sebebi, insanoğlu ile dalga geçip küfür etmesindendir . . . ) ) )

----------------------------------------------------
"19.yy'ın son on yılına kadar, doğa yasaları kişiye bağlı olmaktan epeyi uzaktı. . .

Ya şimdi? Gözlemci deneyin bir parçası. Çünkü gözlemci nasıl bir deney düzenlerse sonucu buna bağlı olarak elde ediyor." John D.Barrow
----------------------------------------------------
Feynman, Kuantum Elektrodinamiği'nde (1985) kütle çekim kuramıyla ilgili olarak şöyle demektedir:  "Yani sadece kütle çekiminin geçerliliğini sınayacak deneyler değil, makul bir kuramımız da yok."
----------------------------------------------------
“Bilimsel kuramların ‘instrumentalism’ yorumunu yapanların savı, bir kez daha yinelersek, “bilimsel kuramların hepsi değilse bile bazıları matematiksel formalizmden başka bir şey değildir." Bu formalizmin yararlı uygulamaları vardır; özellikle deney sonuçlarını öngörmede yararlıdırlar."  Kuantum Kuramı ve Fizikte Yarılma
----------------------------------------------------
Kopenhag Yorumu: "...Doğanın ne yapacağı hakkındaki bütün felsefi sezinlemelerin başarısız olduğunu uzun deneyimler sonucu öğrenmiş bulunuyoruz. Bütün olanakları araştırıp farklı yolları denemek gerekir."   Richart Philip Feynman (Fizik Yasaları Üzerine, s: 54)
----------------------------------------------------
İlginç görüşleriyle tanınan parlak zekalı bilim adamı Richard Philip Feynman (1918-1988), Fizik Yasaları Üzerine adlı ünlü çalışmasında doğa yasalarının iki ortak özelliğini vurguluyor: İlk olarak, ifade edilme tarzı matematikseldir. İkincisi bunlar tam-doğru değildir. “ Bütün bunlar diğer yasalarımız için de geçerlidir; hiçbiri tam-doğru değildir. Her zaman gizemli olan bir sınır, her zaman uğraşmamız gereken bir şeyler vardır. Bu, doğanın bir özelliği olabilir veya olmayabilir, ancak, bugün bildiğimiz bütün yasalarda ortak olan bir özelliktir. Belki de yalnızca bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır.”

"Bilimin ilkesi ve neredeyse tanımı şu şekilde verilebilir: Bütün bilgi deneyle kontrol edilir. Deney, bilimsel “doğru”nun tek yargıcıdır. Fakat bilginin kaynağı nedir? Kontrol edilecek yasalar nereden gelir? Deneyin kendisi,ipuçları vererek bu yasaların oluşumuna yardım eder. Ayrıca gerekli olan,bu ipuçlarından büyük genellemeleri yaratacak olan hayal gücüdür. Altta yatan harika, basit fakat tuhaf örneklemelerden çıkarımlar yapmak ve sonra, doğru çıkarımı yapıp yapmadığımızı anlamak için sınamayı tekrar yapabilmek için bu gereklidir. Bu hayal kurma işlemi o kadar zordur ki fizikte ayrı bir çalışma dalı bile vardır: Hayal kuran, yeni yasalar için tahminler yapan ve sonuçlara varan kuramsal fizikçiler vardır;ama bunlar deney yapmazlar;deney yapan,hayal kuran,sonuçlara varan ve tahminler yürüten deneysel fizikçiler vardır."
----------------------------------------------------
Yasalar Nasıl Keşfedilir?

Richard Philip Feynman, John Danz Konferansları: Her Şeyin Anlamı'nda (1963) doğa yasalarının keşfi konusunda şöyle demektedir:

"Orta Çağlar' da insanların basitçe çok sayıda gözlem yaptığı ve bu gözlemlerin de yasaları akla getirdiği düşünülüyordu. Fakat gerçek bu değildir. O, gözlemden daha çok imajinasyon (hayal gücü) gerektirmektedir. Bu nedenle, öncelikle konuşmamız gereken şey, yeni düşüncelerin nereden geldiğidir. Gerçekte fikirler geldiği sürece, nereden gelmiş olduklarının önemi yoktur. Bizim bir fikrin doğru olup olmadığını kontrol etmemizin, onun nereden geldiğiyle hiçbir ilgisi olmayan bir yolu vardır. Biz basit biçimde onu gözlemle test ediyoruz. Bu nedenle bilimde bir fikrin nereden geldiğiyle ilgilenmiyoruz.

 İyi bir düşüncenin hangisi olduğuna karar veren bir otorite yoktur. Bir düşüncenin hangisi doğru olup olmadığını bulmak için bir otoriteye gitmeye ihtiyacımız kalmadı. Biz bir otoriteyi okuyabilir ve bir önerisini ele alabiliriz; sonra da onu deneyebilir ve doğru olup olmadığını bulabiliriz. Eğer doğru değilse, "otoriteler" "otoritelerinden" kaybederler.
----------------------------------------------------
"Bilim adamları arasındaki ilişkiler başlangıçta, çoğu insanların arasında olduğu gibi ihtilaflıydı. Örneğin, fiziğin erken günlerinde bu böyleydi. Fakat günümüz fizikçileri arasındaki ilişkiler son derece iyidir. Bir bilimsel argümanı tartışan taraflar arasında gülünecek birçok şey olabilir ve her iki tarafta henüz belirsizlikler bulunabilir. Taraflar, yeni deneyler düşünebilir ve sonuç hakkında bahse tutuşma önerileri getirebilirler. Fizikte o kadar çok sayıda birikmiş gözlem vardır ki, daha önce yapılmış gözlemlerle uyum içinde ama daha önce düşünülmüş tüm fikirlerden farklı olan yeni bir şey ortaya atmak neredeyse imkansız hale gelmiştir."  Richard Philip Feynman
----------------------------------------------------
"İnsanların bilimde imajinasyon olduğuna inanmaması şaşırtıcıdır. Bilimdeki imajinasyon, sanattakinden farklı olan çok ilginç bir imajinasyon türüdür. İmajinasyon yapmaya çalışmadaki büyük zorluk şunlardan kaynaklanır; daha önce hiç görmediğiniz bir şey olacak, daha önce görülmüş, ele alınmış her detayı kapsayacak, o ana kadar düşünülmüş olandan farklı olacak ve daha da ötede; kesin olacak ve herhangi bir muğlaklık içermeyecek. Bu, gerçekten zor bir şeydir.

Bu nedenle eğer birinden veya bir yerden yeni bir şey işitirseniz onu hoş karşılarsınız ve diğer kişinin niçin böyle konuştuğu hakkında tartışmazsınız.

Birçok bilim dalı bu ölçüde gelişme göstermedi ve bu dallardaki durum fiziğin erken günlerindeki gibidir. Yani çok sayıda gözlem olmadığı için birçok tartışma yapılmaktadır. Bundan söz etmemin nedeni insan ilişkilerinin ilginç özelliğidir; eğer gerçeği belirlemenin bağımsız bir yolu bulunursa ihtilaflar sona erebilir.

 Çoğu insan, bilimde bir düşüncenin sahibinin arka planına ya da onun bu fikirleri açıklamasına yol açan güdülere ilgi gösterilmemesini şaşırtıcı bulmaktadır. Dinlersiniz, eğer denemeye değer bir şey, denenebilir bir şey gibi geliyorsa size, o farklı demektir. Ve eğer daha önce gözlenmiş bir şeyle açık olarak çelişmiyorsa, heyecan vericidir ve harcanan zahmetlere değer. Onun ne kadar süreyle bu konuyu incelediğinin ya da niçin sizin kendisini dinlemenizi istediğinin önemi yoktur. Bu anlamda fikrin geldiği yer de herhangi bir farklılık yaratmaz. gerçek kaynak bilinmeden kalır; biz bunu, insan beyninin imajinasyonu(muhayyile, hayal gücü,düş gücü), yaratıcı imajinasyonu olarak adlandırıyoruz. Bilinen, onun sadece bir tür enerji olduğudur.

Ayrıca mutlak bir temel olarak, bilimin çeşitli kuralları karşılıklı olarak uyumlu olmalıdır. Gözlemler tamamen aynı gözlemler olduğu sürece, bir kuralı, bir öngörüyü, başka bir kuralın da başka bir öngörüyü vermesi mümkün değildir. Bu nedenle bilim, özel bir iş değildir, tamamen evrenseldir. Ben fizyolojideki atomlar hakkında konuştum; astronomi, elektrik ve kimyadaki atomlar hakkında konuştum. Bunlar evrenseldir; karşılıklı olarak uyumlu olmalıdırlar. Atomlardan oluşmayan yeni bir şeyle ortaya çıkamazsınız. " Richard P. Feynman
----------------------------------------------------
devam edecek . . .
Logged
mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #72 : 02 Mayıs 2012 00:25:50 »

----------------------------------------------------
Doğa Yasalarının Başka Özellikleri....

 Şimdi önemli bir noktaya geliyorum. Eski yasalar yanlış olabilir. Bir gözlem nasıl yanlış olabilir? Niçin fizikçiler yasaları sürekli değiştiriyorlar? Yanıt öncelikle şudur ki, yasalar gözlemler değildir. İkincisi, deneyler her zaman doğru değildir. Yasalar tahmin edilmişlerdir, ekstrapole edilmişlerdir. Onlar sadece şimdiye kadar süzgeçten geçmiş olan iyi tahminlerdir. Ancak şimdiki süzgeçlerin delikleri, daha önce kullanılan süzgeçlerin deliklerinden daha küçüktür. Bu nedenle yasa şimdi süzgeçte kalarak yakalanabilir. Yasalar, tahminlerdir ve bilinmeyene extrapole edilmişlerdir. Ne olacağını bilmiyorsanız, bir tahminde bulunursunuz.

Her bilimsel yasa, her bilimsel ilke, bir gözlemden elde edilen sonuçların her ifadesi, detayları dışta bırakan bir tür özettir. Çünkü hiçbir şey tüm ayrıntılarıyla ifade edilemez.

Oyunun esası, bir spesifik (özgün) kural koymak ve sonra da onun süzgeçlerden geçip geçmediğine bakmaktır.
Gerçek şu ki, bilimde söylediğimiz şeylerin hepsi, varılan sonuçların tümü kesinsizdir, çünkü hepsi sadece sonuçlardır. Onlar gelecekte neler olacağı hakkındaki tahminlerdir ve siz ne olacağını bilemezsiniz. Çünkü çok sayıda eksiksiz deney yapmadınız.

doğru olan ya da en azından ardışık süzgeçlerden geçmeyi sürdüren ve çok daha fazla gözlemle geçerliliğini devam ettiren bir yasa formüle etmek, büyük bir zekayı, imajinasyonu ve felsefemizin, uzay ve zaman anlayışımızın eksiksiz bir şekilde yenileşmesini gerektirir.

Bu nedenle bilimciler, şüphe ve kesinsizlikle iş görmeye alışıktırlar. Tüm bilimsel bilgi, kesinsizdir. Şüphe ve kesinsizlikle ilgili bu deneyim önemlidir. Ben bu deneyimin çok büyük bir değer taşıdığına ve bilimin ötesinde de genişletilmesi gerektiğine inanıyorum. İnanıyorum ki, daha önce çözülememiş herhangi bir problemi çözmek için, kapıyı bilinmeyene aralık bırakmak zorundasınız. Tam olarak doğru biçimde kestiremediğiniz olasılığa fırsat vermek zorundasınız. Aksi takdirde, eğer zihniniz önceden hazırlarsanız, problemi çözemeyebilirsiniz. Bir bilimci size problemin cevabını bilmediğini söylediğinde, o bilgisiz bir insandır. Nasıl çalışacağı hakkında bir sezisi olduğunu söylediğinde o konu hakkında kesinsiz durumdadır. Nasıl çalışacağı konusunda tam emin olduğunda ve size "onun çalışma tarzı budur sanıyorum" dediğinde hala bir miktar şüphe içerisindedir. İşte bilgisizlik ve şüphe arasında yaptığımız bu ayırım, gelişme yaratmak için paha biçilmez bir öneme sahiptir. Çünkü biz şüphe duyuyoruz ve o zaman yeni düşünceler için yeni doğrultularda araştırmalar öneriyoruz. Bilimin gelişme hızı, yaptığınız gözlemlerin çokluğu değildir. Çok daha önemlisi, test etmek üzere yeni şeyler yaratmadaki başarınızdır.

Eğer yeni bir yöne bakma arzusu duymamış ya da bu bakışı başaramamış olsaydık, eğer hiç şüphe duymamış ya da bilgisizliği kabul etmemiş olsaydık, yeni fikirlere sahip olamayacaktık. Hiçbir şey kontrol etmeye değer olmayacaktı. Çünkü biz gerçeğin ne olduğunu zaten biliyor olacaktık. Bu nedenle, bizim bu gün bilimsel bilgi olarak adlandırdığımız şey, kesinliğin değişik düzeylerdeki ifadelerinden oluşan bir kümedir. Bunlardan bazıları pak fazla emin olunmayan şeylerdir. Bazıları ise hemen hemen emin olunacak türdendir. Ama bunlardan hiç biri mutlak olarak kesin değildir. Bilimciler buna alışıktır. Biz biliyoruz ki, yaşayabilmek ve bilmemek, birbiriyle uyumludur. Bazı insanlar, "bilmeksizin nasıl yaşayabilirsin?" diyor. Onların ne demek istediklerini bilmiyorum. Ben daima bilmeksizin yaşıyorum. Bu kolay bir şeydir. Neyi bilmek istediğimi nasıl bilebilirsiniz?

Şüphe konusundaki bu özgürlük, bilimde (ve ben inanıyorum ki diğer alanlarda da) önemli bir konudur. Bu bir mücadeleden doğdu. Bu mücadele, şüphe duymaya, emin olmamaya imkan verilmesi mücadelesiydi. Bu mücadelenin önemini ihmalkarlık ederek unutmamızı ve şüphe için özgürlüğün terk edilmesini istemiyorum. Hoşnutluk verici bir bilgisizlik felsefenin büyük değerini ve böyle bir felsefenin mümkün kıldığı ilerlemeyi (ilerleme düşünce özgürlüğünün meyvesidir) bilen bir bilimci olarak sorumluluk hissediyorum.

 Bu özgürlüğün değerini açıklamak ve şüphenin korkulacak bir şey olmadığını, tam tersine insanlık için yeni bir potansiyelin olanağı olarak hoşnutlukla karşılanması gerektiğini öğretmek için kendimde bir sorumluluk hissediyorum. Eğer emin olmadığınızı biliyorsanız, durumu değiştirmek için bir şansınız var demektir. Ben bu özgürlüğü gelecek kuşaklar için talep etmek istiyorum.

 Şüphe, tüm bilimlerde açık bir değerdir. Onun öteki alanlarda da öyle olup olmadığı, çözümlenmemiş, kesinsiz bir problemdir. Gelecek konferanslarda birçok noktayı tartışmak ve şüphelenmede önemli olanı ve şüphenin endişe edilecek bir şey değil, fakat çok büyük değeri bulunan bir şey olduğunu göstermeye çalışmak için fırsat bulacağımı umuyorum." Richard Philip Feynman
----------------------------------------------------
"Doğa Yasası Sorunu ve “ Nedensellik”

Akıl Yürütme

Bir vahşinin fotoğraf makinesinin işleyişi karşısında duyduğu şey nedir? Onun akıl yürütmesi büyük olasılıkla şöyle olacaktır: bir sihirli kutu var;bu sihirli kutu da özel bir Tanrıyı, fotoğraf tanrısını içermektedir!

Sonra bizim kimyacıların filojiston kuramını anımsayın. Yanmanın bir birleşme mi yoksa ayrışma mı olduğunu açıklamak için filojiston diye bir madde uydurmuşlardı. Negatif kütleli, görünmez bir “madde”.

Ya fizikçiler? Onlar, sesle ışığı, su dalgasıyla ışığı karıştırdılar ve ışığın yayılması için maddesel bir ortam aradılar. Işığın yayıldığı bir ortam uydurdular; Evreni esir ile doldurdular. Bu uydurma görüşlere yine fizikçiler son verdi!
Bütün bunlar,akıl yürütmelerdi. Akıl yürütmekten vaz mı geçeceğiz? Geçemeyiz ki. Ama aklımızın sınırlı olduğunu bilmeliyiz. Lev Landau şöyle der: “Akıl yürütmemizin oldukça inandırıcı olduğu şüphesiz, fakat bununla yetinmek istemekle, doğa yasalarını sadece akıl yürütme yoluyla bulmaya çalışan (böylece hazırladıkları dünya, gerçek dünyaya pek az benziyordu) bazı ilkçağ filozoflarının yaptıkları hatalara düşeriz. Bir fizik kuramının değeri üzerine en son sözü söylemek hakkı deneye aittir. Bu yüzden ışığın hareket halindeki bir trende yayılma şekli ile ilgili varsayımlarla yetinmeyip bize bilgi vermekten geri kalmayacak olan deneye başvurmalıyız.” Richard Philip Feynman
----------------------------------------------------
Kuantum Garipliği ve Kaos ...

yazan mehmettunabas Can fractals make sense of the quantum world? - New Scientist
"Kuantum mekaniğinin bu gibi "garip" sonuçları kimilerine göre evreni ve gerçekliği anlayışımızın sınırına ulaştığımızı, kimilerine göre ise bunun felsefi anlamda uyarlanması ile öznel bir varoluş alanına işaret ediyordu. Özellikle son yıllarda popüler kültürün bu konuya ilgi duymasıyla her kafadan bir ses çıkmaya başladı: Kuantum benlikten, kuantum düşünceye kadar...

Peki bu garipliğin altında gerçekten Einstein'ın da iddia ettiği gibi bizim halen bilmediğimiz(belki de hiç bilemeyeceğimiz) farklı değişkenler mi rol oynuyor? Gözlediğimiz ve çoğu zaman objektik bilim anlayışıyla uyuşmayan bu durumlar aslında sadece gerçekliğin bize görünen yüzü mü? Bunun altında farklı bir mekanizma mı yatıyor?"
----------------------------------------------------
Sayın Hocalarım: Yorumlarım hiçte zorunuza gitmesin. Allah ın izni olmaksızın hiçbir şey ilerleyemez, doğru gitmez/olmaz. Yanlışlıklar, saçmalıklar yumağında boğulursunuz da haberiniz olmaz. Madem ki şimdi “Allah ın izni” gerçekleşti. . ., güzel bir laf ta vardır: “Bükemediğin eli sıkacaksın” gibi. . . Allah ın izni ile. . . Allah rızası için. . .

 “Ama bilimdeki bu ilerleme, bu gelişmeler. . ., nasıl olur. . .” der gibi düşündüğünüzü hissediyor ve “bu yanlışlıklar ve saçmalıklar olmasaydı bilim belkide bu andakinden belki 100 belkide 500 yıl ileride olacaktı, ne biliyorsunuz” demek geldi içimden. . .
( ( ( 07 Mart 2010 ) ) )
----------------------------------------------------
"Fizikte o kadar çok sayıda birikmiş gözlem vardır ki, daha önce yapılmış gözlemlerle uyum içinde ama daha önce düşünülmüş tüm fikirlerden farklı olan yeni bir şey ortaya atmak neredeyse imkansız hale gelmiştir."  Richard Philip Feynman

"İmajinasyon yapmaya çalışmadaki büyük zorluk şunlardan kaynaklanır; daha önce hiç görmediğiniz bir şey olacak, daha önce görülmüş, ele alınmış her detayı kapsayacak, o ana kadar düşünülmüş olandan farklı olacak ve daha da ötede; kesin olacak ve herhangi bir muğlaklık içermeyecek. Bu, gerçekten zor bir şeydir."  Richard Philip Feynman

Mübarek, ne güzelde BİR Teorisini tanımlıyor ve davet ediyor...

ve hoşgeldin BİR Teorisi. . . 

(Birbirini takip eden BİR Parçacıkları birleşebilerek birlikte hareket ederler. Buna BİR TEORİSİ denir.)

(evrenin başı (t = 0 dan öncesi), enerji, Big Bang ve t = 0 dan sonrası, +, -, çekirdek, atom, mıknatıs, yerçekimi, gezegen, yıldız, karadelik, SS433, galaksi, ışık, elektrik, ses, dalga-parçacık, radyasyon, lazer, . . . vd . . . ve evrenin sonu;

yeni, hepsi, herşey, bildiğiniz ve bilmediğiniz, aklınıza gelip gelmeyen herşey, yeni ve

Richard Philip Feynman ın tarifi gibi: daha önce yapılmış gözlemlerle uyum içinde ama daha önce düşünülmüş tüm fikirlerden farklı olan yeni bir şey;  daha önce hiç görmediğiniz bir şey olacak, daha önce görülmüş, ele alınmış her detayı kapsayacak, o ana kadar düşünülmüş olandan farklı olacak ve daha da ötede; kesin olacak ve herhangi bir muğlaklık içermeyecek. . .BİR Teorisi)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Teorisi, Allah ın izni ile, elimi bilekten kesip yerine çok daha güçlüsü ile yenisini koyabiliyor ise, sizde buna "kibir" diyor iseniz, eee bırakın o kadar da olsun, yakışır . . .

“yine kendin çalıyor ve kendin oynuyorsun” diyeceksiniz. benim için mahzuru yok. beni yanlışlayabilseydiniz, sorularıma yanıt verirdiniz diye düşünüyorum. . .

mehmet rende
02 Mayıs 2012  Çarşamba
. . .
Logged
sedat
Sedat CANLI
Yönetici
Forum Üyesi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 242



« Yanıtla #73 : 02 Mayıs 2012 22:41:03 »


benim varsayımım (hipotezim, kuramım veya teorim (artık hangisini kabul eder iseniz)), Allah ın izni ile, BirTeorisi dir,,,
 

Sayın Rende,
Yazdıklarınızda lütfen dini öğeler kullanmayınız. Burası bilimsel bir platformdur. Diini öğerlerin burada yeri yoktur. Aksi takdirde forumdan uzaklaştırılırsınız.
Logged
mert8
Ziyaretçi
« Yanıtla #74 : 03 Mayıs 2012 12:14:27 »

bilmediğiniz veya unuttuğunuz veya bilipte aklınıza gelmesini istemediğiniz, düşünmek istemediğiniz bir şeyi sizlere söylemek istiyorum:

evren 14.5 milyar yıldır var, insanoğluda bu dünya üzerinde 50 bin yıldır mevcut,,,

evren bilim kuralları ile işler, insanoğlu ise din kuralları ile hayatını devam ettirir,,,

görebileceğiniz gibi; bilim kuralları din kurallarından 14.45 milyar yıl (kabaca) önce işleme konulmuş, devam etmekte ve insanoğlu bu dünyadan silindikten sonra bile işlevleri devam edecektir . . .

gelin görün ki, evrenin ve dinin kurallarını koyan (siz bilimcilerin Adını anmaya korktuğunuz, çekindiğiniz veya dile getirmek istemediğiniz, bu dünya üzerinde varoluş sebebiniz olan) evren ve bizlerin bir Yaratıcısı var ve Adı da Allahtır,,,

yukarıda da belirtmiştim, ben bu işi manevi menfaat beklemeden sırf Allah ın izni ile ve Allah rızası için yapıyorum,,,

şimdi ben nasıl olur da sizin sadece bir "dini terim" olarak anlandırdığınız ve hapse koymak istediğiniz Allah Adı nı anmayayım,,,

bilim ne demektir bilmeyen, okuma yazamadan anlamayan, patavatsız, çok yükseklerde gezinen ve kibirli birisi olan "beni" forumdan uzaklaştırmak istiyorsunuz, mazeret arıyorsunuz, niyet bu ise eğer,,,

hani bir laf vardır, "siz beni kovmadan, istifa ediyorum", ben bu cümleyi kullanmayacağım, bir düzeltme yazısı bekleyeceğim (bir hafta), bu süre zarfında sayfanızda herhangi bir şey paylaşmayacağım, beklediğim cevap gelmez ise kendimi bu forumdan temelli uzaklaştıracağım . . .

iyi günler, iyi çalışmalar diliyorum . . .

mehmet rende

03 Mayıs 2012

. . .
Logged
umutcan
Topluluk Üyesi
Forum Üyesi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #75 : 03 Mayıs 2012 15:21:17 »

Sayın Mehmet Rende,

Ne için süre verdiniz bilmiyorum fakat uyarı mesajını lütfen dikkate alınız. Burası bilimsel bir forum teorilerinizi zaten paylaşıyorsunuz, kimse de paylaşmayın demiyor. Fakat uyarıda belirtildiği üzere dini hiçbir öğeyi paylaşmamanızı rica ediyorum ben de. Bu mazeret arıyorsunuz lafınızı da ayrıca kınıyorum...

Umutcan AKAR
Logged
Efe Tuncel
Topluluk Yöneticisi
Forum Üyesi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24


« Yanıtla #76 : 03 Mayıs 2012 21:36:48 »

Kahkaha

Efe Tuncel

Kahkaha:D:D:D
Logged
sedat
Sedat CANLI
Yönetici
Forum Üyesi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 242



« Yanıtla #77 : 03 Mayıs 2012 23:36:54 »

Sayın Rende,
Sizin dini inancınıza, kişiliğinize ya da savunduğunuz savlara saygımız sonsuz ancak, bu platform dini görüşlerinizi paylaşmak, dini görüşlerinize atıfta bulunmak ve bunlar doğrultusunda ve güdümünde savlarınızı savunmak için uygun değildir. Burası bilimsel bir platformdur. Sizin fikirlerinizi paylaşmanıza kimse karşı çıkmamaktadır. Karşı çıktığımız nokta, bu paylaşımları dini öğeler doğrultusunda yapmanızdır. Sizi forumdan uzaklaştırmak için bahane aramıyoruz sadece din ile bilimi karıştırmamanız gerektiğini hatırlatıyoruz. Dini öğeler içermeyecek paylaşımlarınızı elbette engelleme hakkımız yok ve bu paylaşımlara devam edebilirsiniz.

Bu yazıma cevaben tartışmaya kaldığımız yerden, dini öğeler olmadan devam edecekseniz, buyrun, söz sizde, yok hayır bu yazdıklarıma cevaben yine dini öğeler kullanarak bir cevap vermeyi düşünüyorsanız, hiç cevap vermeyin, şimdiye kadar yaptığınız paylaşımlara (her ne kadar katılmasak da), yine de teşekkür ederiz ve sizi forumdan uzaklaştırmak zorunda kalırız.
Logged
Kemal
MKA
Yönetici
Jr. Member
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1512


En iyi yol, bildiğin yoldur...


WWW
« Yanıtla #78 : 03 Mayıs 2012 23:56:52 »

Merhabalar,

Bu konuda Sedat Abi'ye ve Umutcan'a katılmak durumundayım. Herkes istediği herşeye istediği kadar inanmakta özgürdür ki bu anayasal bir haktır. Fakat bilimsel bir teori ya da kanun açıklanırken dini öğelerin kullanılmasını ben de pek doğru bulmuyorum. Özellikle böyle bir platformda... Eğer paylaşımlarınızı dini öğeleri kullanmadan yapacaksınız hiç bir sıkıntı yok, Sedat Abi'nin dediği gibi 'Buyrun, söz sizde...'

Sevgi ve saygılarımla...
Logged

"Birincisi, sık sık ve ücretli izinli olarak dışarıdaki bilim merkezlerinde çalışmam ve bu bilimsel alışverişe öğrencilerimi de katmam. İkincisi, Türkiye'mizin seviyesine ve ihtiyaçlarına uygun olmayan üst düzeyde bir araştırma yaparak gençliğe zararlı bir örnek olmam."  Feza Gürsey, ODTÜ'den ayrılma gerekçelerini açıklarken...
Sayfa: 1 2 3 [4] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.258 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu