Kuark değil de daha çok elektronla veya fotonla ortaya atılan bir şey bu. Kuarkların tek olduğu durumlar yok çünkü, üçlü bulunuyorlar. Einstein'ın meşhur EPR paradoksu (düşünsel deneyi). Einstein kuantumun baş düşmanlarından biriydi. Bohr ile giriştiği tartışmanın 3. kısmında arkadaşları Podolsky ve Rosen ile (Einstein-Podolsky-Rosen) bu düşünsel deneyi sürerler. Bir elektron ve bir pozitron yaratıldı diyelim ve bunlardan biri bir yöne giderken diğeri tam aksi yöne gidiyor. Parçacığın spini bir yöndeyken diğeri dolayısıyla tam tersi yönde olacak (açısal momentumun korunumu). Belirsizlik ilkesine göre eğer elektronun spinini bir yönde ölçerseniz artık diğer yönde ölçemezsiniz çünkü bir şekilde müdahalede bulunmuş oluyorsunuz. X ekseninde ölçtüysek eğer bulduğumuz sonuca göre pozitronun da x eksenindeki spini hakkında bir bilgi edinmiş oluyoruz çünkü tam tersi yönde çıkacak. Fakat pozitrona hiç dokunmadık. Bu nedenle onun y eksenindeki spini hakkında da bir bilgi edinebiliriz. Böylece iki eksende de spin hakkında bir bilgi edinmiş oluyoruz. Bu da pozitron için fazladan bilgi oluyor.
Olaya şöyle bakacak olursak elektron-pozitron çifti yaratıldı. Ahmet Ankara'da ölçüm yapıyor. Elektronun spinin %50 ihtimali var. Aşağı yönde veya yukarı yönde gelebilir. New York'taki Mehmet'in ölçtüğü pozitron içinde aynı şey geçerli. Fakat Ahmet spini ölçütüğünde artık pozitron için bu %50'lik olasalık bir yönde çöküyor ve spin Ahmet'in ölçtüğünün tam aksi yönde %100 oluyor. Yani Ahmet aşağı yönde ölçtüyse spini, pozitronun spini yukarı yönde %100 çıkmak zorunda. Peki nasıl oluyor da pozitron Ahmet'in elektronundan birden haberdar oluyor? İşte bu özel göreliliğe ters düşüyor diyor Einstein, çnkü ışık hızından hızlı bilgi aktarılamaz. Bu nedenle kuvantum kuramı tamamlanmış bir kuram değil diyor.
Paradoksun çözümü ise biraz karışık gibi. İşin içine gizli değişkenler, Bell eşitsizliği falan giriyor. Bunlar da biraz uzmanlık gerektiriyor
